MEÜ-ana sayfa      GazeteNet-ana sayfa     gündem     üniversite     sağlık     sanat     spor     videohaber     bize ulaşın  

 

GazeteNet Makale

 

Prof. Dr. K. Suha AYDIN
Mersin Üniversitesi Rektörü


GURUR KAYNAĞIMIZ OLACAKSINIZ...

Üniversitemizin 2008-2009 Eğitim-Öğretim Yılında Hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.
1992 yılında kurulan ve kısa sürede önemli gelişme gösteren Mersin Üniversitesi, çağdaş eğitim veren saygın üniversitelerimizden biri durumuna gelmiştir.

Devamı için tıklayınız...

 

Prof. E. Berika İPEKBAYRAK
Mersin Üniversitesi Rektör Yrd.

HER HEYKELİN
BİR ÖYKÜSÜ VARDIR...


Harplar, savaşlar, tüketim, üretim derken 21. asıra geldik. Ülkelerin sınırları belirlendi, üretim de tüketim de arttı ama savaşlar bitmedi ancak farklı bir boyut kazandı. İnsanlar ekolojik değerler, teknolojik, ekonomik koşullar için savaşır oldular. Bütün bunların yanında yok olmaya yüz tutan örf ve adetler, sanat ve kültür değerleri ön plana çıktı. Globalleşen dünyada herşey birbirinin içine girerken, kavram kargaşası yaşanırken, sanatın evrensel dili gündeme gelmeye, yaygınlaşmaya başladı. Dünyanın her bir köşesinde festivaller düzenlenerek, sempozyumlar yapılarak sanatçılar bir araya getiriliyor ve böylelikle barış, sevgi, dostluk, hoşgörü çağrıları yapılmaya çalışılıyor.
Devamı için tıklayınız...

 
 

Yrd. Doç. Dr.
Nurdan AKINER

"ELLERİNİN HAMURUYLA"
KAHRAMANLIK DESTANI
Kastamonu'daki köyünden büyük bir kararlılıkla ayrılırken, yanında kurtuluşa adanmış mangal gibi bir yürek, arkasında anne ve babasının sözleri vardı: “kızım gitme, gitme”... Bu sözleri bir kez
daha duyacak ve yine dinlemeyecekti.
Devamı için tıklayınız...

 
 
 
 
 
 
 

 

   Sizden Gelenler
 


Doç. Dr. Tuğba YANPAR YELKEN

 

26.11.-30.11.2007 tarihleri arasında, Finlandiya'nın Kokkola şehrinde, 10 farklı ülkeden 14 katılımcının yer aldığı “ Keys for Lifelong Learning – Curriculum, cooperation and ICT as tools for success ” başlıklı Arion çalışma ziyaretine katıldım. Yaptığım çalışma ziyaretinin amacı Finlandiya Eğitim Sistemi hakkında daha çok bilgi edinmek ve katılımcı ülkelerin eğitim sistemlerini karşılaştırmaktı. Özellikle Finlandiya'nın PISA sınavlarında göstermiş olduğu başarının nedenleri üzerine de çalışmalar yaptım. Katıldığım çalışma süresince aşağıda belirtilen deneyimleri edindim.

 

Finlandiya'da diğer AB üyesi ülkeler'de olduğu gibi 6 yaşında başlayan zorunlu güçlü bir okul öncesi eğitim sistemiyle karşılaştım. Bu durumun, öğrencilerin temel becerileri kazanmalarında olumlu bir etkisi şüphesiz. Ülke genelinde okul öncesi eğitimde özel kurumlar genele göre çok az bir oranda. Çoğu öğrenci kendi bölgesindeki kurumlara devam ediyor. İşte bu durum diğer ülkelerle tezatlık gösteren en keskin farklılık olarak göze çarpıyor. İlkokullarda eğitim akademik boyutta yürütülüyor fakat her okulun kendine özgü, üzerinde çalıştığı bir sosyal etkinlik alanı var.
 
Ziyaret ettiğim ilkokullardan birinde, müzik üzerine sosyal etkinliklerini yürütülüyordu. Bu okullar sosyal faaliyetlerine göre de öğrencileri alıp yetiştiriyor. Tüm okulların teknolojik altyapılarının yeterli olduğu da göze çarpan diğer önemli unsurlardan biri. burada aynı zamanda dünyada tek olan “Immersion School” modelini de gördüm. Bu okulun en önemli ayırt edici özelliği, öğrencilerin ilkokul 1.sınıftan itibaren tüm derslerini ana dillerinin dışında bir dilde görüyor olmaları.
 

Özellikle ziyarette bulunduğum Kokkola Bölgesi, mesleki eğitim kurumlarıyla ün yapmış bir yerdir. Bölgede 10 okulda 4500 öğrenci eğitim görüyor. Bu okullarda atölye ve uygulamalı çalışma alanları yaşamla iç içe olup, gerçekten bir tamirhane ya da imalathane gibi hizmet ediyor.
 
Finlandiya'da eğitimdeki başarının arkasında yatan en büyük sebep öğretmen eğitimi. Öğretmen eğitimi 5-6 yıllık bir süreci kapsıyor ve hükümetler buna çok önem veriyorlar. Bu nedenle adaylardan en iyileri seçiliyor ve öğretmen olmak isteyenlerin çok az bir kısmı göreve başlayabiliyor.
 
Sonuç olarak bu çalışma kapsamında okul öncesinden yükseköğretime kadar her sistemi ziyaret etme fırsatını buldum. Ayrıca katılımcı ülkelerin eğitim sistemleri hakkında bilgi sahibi oldum ve ben de kendi ülkemizin eğitim sistemini katılımcılara tanıttım.
 
Program oldukça iyi organize edilmişti ve katılımcılar olarak bizlerin karşılıklı fikir alışverişinde bulunmamıza imkan tanıdı. Özellikle çalışma ve serbest zaman vakitlerinin çok iyi bir dengede ayarlanmış olması çalışmalarımıza verimlilik kattı. Tüm katılımcılarla irtibata geçebilmek için gerekli fırsatları oluşturup gelecek projelerde tekrar ortaklaşa çalışmak dileğiyle programa son verdik.
*****
 
19-23 Kasım 2007 tarihleri arasında Almanya'da Hildesheim üniversitesi Eğitim fakültesinde gözlem ve incelemelerde bulundum.
 
Oradaki eğitim bilimcilerle yüz yüze görüşme ve bilgi paylaşma imkanı doğdu. Bunun yanında eğitimde program geliştirme, yeni yaklaşımlar ve Türk Eğitim Sistemimiz hakkında dersler verdim.
 
Gözlem olarak ayrıca bir ilköğretim ve birde ortaöğretim okulunda ders gözlemi yaptım. Öğrencilere kısaca Türkiye hakkında bilgi verdim.
 

Ziyaret ettiğimiz İlköğretim okulu göçmenlerin yoğun bulunduğu bir okuldu. Derslerin son derece aktif işlendiği, ders arasının uzun süre sonra verilmesine rağmen çocukların ilgilerinin canlı kaldığı, istedikleri zaman rahatlıkla ihtiyaçlarını karşılayıp geldiklerini gözlemledim.

 

Bana ve kurumuma çok faydalı olan bir çalışma ziyaretiydi. İngilizce Öğretmenliği bölümünde okuyan iki Erasmus öğrencimiz ile de görüşme fırsatım oldu. Öğrencilerimiz orada üniversitemizi ve ülkemizi en iyi şekilde temsil ediyorlar.

 
Hildesheim Üniversitesi öğretmen yetiştirme programında yüksek lisans gerekmektedir. Bu dereceyi alamayanlar öğretmenlik yapamamaktadır. Bunun yanında öğretmen adayları en az üç alanda yetişmektedirler. Pedagoji derslerine çok önem verilmektedir. Öğrenciler Eğitimle ilgili bir çok semineri başarmak zorundadırlar. Okul uygulamaları birinci sınıftan itibaren başlamaktadır ve çok önem verilmektedir. Hildesheim Üniversitesi izlenimlerim ile ilgili kısa bir makale hazırladım ve bu makale Hildesheim' de '20. Years Jahne' isimli dergide yayımlandı.
 
*****
 

29/10/2007 ile 2/11/2007 tarihleri arasında Danimarka'da Holbaek Seminerium'a eğitim bilimleri alanında ders vermek, gözlem ve incelemelerde bulunmak üzere gittim. Oradaki eğitim bilimcilerle yüz yüze görüşme ve bilgi paylaşma imkanı buldum.Gözlem olarak; ayrıca bir ilköğretim okulu, öğretmen yetiştiren kurum ve yetişkin okulunda ders gözlemi yaptım.

 

İngilizce Öğretmenliği bölümünde okuyan dört Erasmus öğrencimiz
ile de görüştüm. Öğrencilerimiz üniversitemizi ve ülkemizi en iyi şekilde temsil etmektedirler.

Erasmus yoluyla bu değişimlerin yapılması ülkemizin diğer ülkelerde tanınması ve eğitimle ilgili olarak karşılıklı işbirliği sağlama konusunda katkı sağlamaktadır.

 

Eğitim fakültesinin sahip olması gereken fiziksel imkanlar, konferans salonu, sosyal imkanlar, tesisler vb. konusunda örnek uygulamalar gözlenmiştir. Örneğin Holbaek Seminarium bir kampus şeklindedir ve sadece öğretmen yetiştirilmektedir. Gerekli donanımlara sahiptir. Bu anlamda Mersin Eğitim fakültesi içinde gereken imkanlar yaratılamaya çalışılmalıdır. Öğretmen adayları çok yönlü ve uygulamalı bir eğitim almalıdır.

Fakültedeki derslerde öğrencilerin aktif olacağı ders etkinlikleri yapılmalıdır. Öğretim elemanları bu konuda bilgilendirilebilir. Eğiticilerin eğitimi önemli bir konudur.

Teknoloji destekli öğrenme kaçınılmazdır. Bu nedenle teknolojiyi doğru kullanma konusunda da gereken eğitimler yapılmalıdır.

 

Öğrencilerin ilköğretimden sonra orta öğretime gitmeden önce niteliklerini geliştirdikleri ara okul vardır. Liseye gitmek isteyenler bu okula kendi istekleri ile devam etmektedir. İstemeyenler doğrudan ticaret ya da mesleki ve teknik liselere gidebilirler. Üniversiteye gidişten öncede ara bir eğitim yapılmaktadır. Öğrenciler nitelik ve akademik yeterliklerini arttırmak istediklerinde bu okula giderek oradan istedikleri düzeyi yakalayarak üniversite için gereken şartları sağlayabilmektedir. Ülkemizde de yönlendirme eğitimleri sağlanarak öğrencilerin meslek ve eğitim seçimlerini doğru yapmaları sağlanmalıdır.

Danimarkalı öğretmen adaylarının İngilizcelerinin çok iyi durumda olduğu gözlenmiştir. Ülkemizde de uygulamalı eğitime gereken önem verilerek özellikle konuşma becerilerinin gelişimi sağlanmalıdır.

Holbaek'de eğitim bizden farklıdır. Öğretmenler 4 dalda birden yetişmektedir ve mezuniyetlerinden sonra hemen göreve atanmaktadır. Ülkemizde sınıflar çok kalabalıkken orada sınıflar en fazla 20-25 kişiliktir. Bu da uygulamalı eğitimi kolaylaştırmaktadır. Bizde de acilen önlemler alınarak sınıftaki öğrenci sayıları azaltılmalıdır

Bütün ziyaretlerden edindiğim en temel izlenimlerden birisi ülkemizde öğretmen yetiştirme programlarında uygulamaya gereken önem verilmelidir. Dersler aktif ve zengin uygulamalarla işlenmelidir. Fakülte-okul işbirliğine de gereken önem verilmelidir. Ezbere ve yüzeysel olmamalıdır.

Öğretmen adaylarının niteliklerinin gelişmesi için programlar ve öğretim üyesi kalitesine gereken önem verilmelidir. Öğretim üyeleri niteliklerine göre seçilmelidir. Eğitim bilimleri derslerine eğitim fakültesinin her alanında gereken önem verilmelidir. Sadece bir servis ders olarak görülmemelidir. Bu anlamda bölümlerin gereken önemi vermesi sağlanmalıdır. Araştırma ve uluslararası ilişkilerin arttırılması sağlanmalı, başarılı olanlar desteklenmelidir .

"Bizim ülkemizde Pisa başarısını arttırmak için neler yapılabilir" sorusunun cevabı aslında Finlandiya'nın başarısının arkasındaki çoğu nedenlerle örtüşmektedir. Bu bağlamda neler yapılacağı şu şekilde söylenebilir:

 
  1. Aile-okul ilişkisi daha sıkı, sürekli ve katılımlı olmalıdır. Aileler okulların gelişimin önemine inanmalı ve yerel anlamda destek vermelidir.
  2. Öğretmen eğitimine gereken önem verilmelidir. Öğretmen adayları kaliteli bir programdan geçmelidir. Uygulama yapma imkanı verilmelidir. Okul deneyimi ve uygulamaları önemlidir. Formalite olmamalıdır. Öğretmen adaylarının üst düzey yaşam ve düşünme becerilerini geliştirici bir üniversite yaşantısı geçirmelerine imkan verilmelidir.
  3. Seçim kriterleri olmalı, sadece sınav olmamalı beceri ve duyguları da göz önüne alan farklı yeterlikleri aranmalıdır. Mesleğine kendisini adamış, istekli, yetenekli, iletişimi kuvvetli, yaratıcı düşünebilen, pedagojik anlamda yeterli vb.
  4. Öğrenciler için gereken okul imkanları sağlanmalıdır. Her şeyin mükemmel olması gerekmez. Ancak öğrencilerin hobileri olmasını sağlayacak, çok yönlü gelişimlerine hizmet edecek bir eğitim ortamı olmalıdır. Bu anlamda her okulun bir alanda uzmanlıkla öne çıkmasını sağlayacak yasal zemin hazırlanabilir. Bu durum ilköğretim seviyesinde yapılabilir.
  5. Nicel anlamda gelişimden çok nitel anlamda gelişime önem verilmelidir. Örneğin çok teknolojiye sahip olmak değil, doğru şekilde kullanabilmek ve öğrencilere yararlı olmak ön planda olmalıdır.

Kendimizi asla küçümsemeyelim. Bizim eğitimle ilgili sorunlarımızın temelinde nüfus fazlalığımız ve ekonomik sıkıntılarımız yer almaktadır. Bu sorunlarla baş edebilmek için iyi bir planlama yapılması gerekir. Kendimizi gelişme konusunda duygusal olarak hazırlamalı, adamalı ve gerekeni aile, okul ve toplum olarak hep birlikte yapmalıyız.

 
 
 

Hakkımızda

 

  Künye

  Haber Arşivi

 

Resim Galerisi

 

Linkler


Fakülteler  

Yüksekokullar

M. Yüksek Okulları

Enstitüler

 

Mersin Gündemi

 
Öğrenci Haberleri
 

  Öğrenci Toplulukları
       Haberleri

 

MEÜ Yayınları

 

  Online Kitap Satışı