REHBERİNİZ NUTUK OLSUN
Güneşin Akdeniz’in bu güzel kentinden gülen yüzünü hiç eksik etmediği şu günlerde “dayanılmaz sıcaklar kapıda” diye hayıflansak da yaşamın kıpırtısına, yeniden doğuşa tanık olduğumuz için şanslıyız. Kentleşmeye inat kocaman binaların arasından yükselen portakal ve limon çiçeklerinin kokusu, aldığımız her nefesle bir kez daha hayatın değerini anlamamızı sağlıyor. Renklerin ve kokuların terapisi bu olsa gerek. Boyunlarını vadiye doğru bükmüş gelincikler, kuşların cıvıltısı, çiçeklerin zamanla yarışırcasına tomurcuklanıp rengarenk açması büyük bir orkestranın açık havada verdiği konsere benziyor.
Bu muhteşem fotoğrafın en önemli unsuru, varlık sebebimiz öğrencilerimiz. Yaşamın devinimini onlarda da gözlemek mümkün. Onlar da kuşlar gibi cıvıl cıvıl, heyecanlı, hızlı, meraklı, kimi zaman endişeli. Çok çalıştılar çok yoruldular ve şenliği fazlasıyla hak ettiler. Baharla birlikte üniversitemize şenlik de geliyor. Mersin Üniversitesi 14. Kültür ve Spor Şenliği 28 Nisan ile 2 Mayıs tarihleri arasında öğrencilerimizin yeteneklerini sergiledikleri gösteriler, sergiler, söyleşiler, konserlerle üniversitemizde festival havası yaratacak. Şenlik kapsamında üniversitemize yıldız yağacak. Sadece gençlerin değil yaşamın ritmine ayak uydurmayı sevenlerin favorisi Şebnem Ferah, Teoman, Feridun Düzağaç, Hayko Cepkin ve internet aracılığıyla şöhreti yakalayan Öykü ve Berk kardeşler en güzel şarkılarını üniversitemiz için söyleyecek.
Başta öğrencilerimiz olmak üzere halkımızı, kentiyle ve toplumuyla bütünleşmeyi, ülkemizin daha çağdaş seviyelere ulaştırılması için öncülük etmeyi görev edinen Mersin Üniversitesi’nin şenlik coşkusuna ortak olmaya bekliyoruz.
Ülkemizin geleceği öğrencilerimizin şenlik coşkusunu, Mersin Üniversitesi öğrencisine yakışır bir biçimde yaşamaları için önemli bir hatırlatma yapacağım. Sevgili öğrenciler gelecekle ilgili kaygılar taşıdığınız, sıkıntıya düştüğünüz zamanlarda Yüce ATATÜRK’ün mirası Nutuk sizlere rehber olsun. Bir bilim adamı titizliği ile yaşadığı olaylarla ilgili belgeleri toplayan ve Nutuk’u yazarken bu belgelere dayanarak tarihçi kimliğini de ortaya koyan Mustafa Kemal ATATÜRK, eserini gençlere seslenerek bitirmişti. Nutuk’un sonunda kurduğu çağdaş, demokratik ve laik Türkiye Cumhuriyeti’ni büyük bir güven duygusuyla gençliğe emanet eder ve şöyle seslenir:
“Saygıdeğer efendiler, sizi günlerce işgal eden uzun ve teferruatlı nutkum, nihayet geçmişe karışmış bir devrin hikayesidir. Bunda milletim için ve gelecekteki evlatlarımız için dikkat ve uyanıklık sağlayabilecek bazı noktaları belirtebilmiş isem kendimi bahtiyar sayacağım.
Efendiler, bu nutkumla, milli varlığı sona ermiş sayılan büyük bir milletin, istiklalini nasıl kazandığını, ilim ve tekniğin en son esaslarına dayanan milli ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalıştım.
Bugün ulaştığımız sonuç, asırlardan beri çekilen milli felaketlerin yarattığı uyanıklığın eseri ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir.
Bu sonucu, Türk gençliğine emanet ediyorum.
Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkan ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!”
Sevgili öğrenciler, hayatın hangi döneminde olursanız olun, Nutuk’un sizlere rehber olması dileğiyle sağlıkla ve sevgiyle kalın.