MEÜ-ana sayfa      GazeteNet-ana sayfa     gündem     üniversite     sağlık     sanat     spor     videohaber     bize ulaşın    
 

GazeteNet Makale

 

Prof. Dr. K. Suha AYDIN
Mersin Üniversitesi Rektörü


GURUR KAYNAĞIMIZ OLACAKSINIZ...

Üniversitemizin 2008-2009 Eğitim-Öğretim Yılında Hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.
1992 yılında kurulan ve kısa sürede önemli gelişme gösteren Mersin Üniversitesi, çağdaş eğitim veren saygın üniversitelerimizden biri durumuna gelmiştir.

Devamı için tıklayınız...

 
 
 
 
 

 

   Haberler
 

‘Sağlıkta Dönüşüm'

 

Mersin Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu ve Sağlıkla Yaşam Öğrenci Topluluğu tarafından 7 Mayıs 2008 Çarşamba günü İstemihan Talay Konferans Salonu'nda ‘Sağlıkta Dönüşüm ve Aile Hekimliği Sisteminde Hemşire ve Ebe' konulu bir panel düzenlendi.

 
 
Moderatörlüğünü Sağlık Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Ayşe Özcan'ın yaptığı panele, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu ve Kocaeli Sağlık Yüksekokulu Halk Sağlığı Hemşireliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Özlem Özkan panelist olarak katıldı.

Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu yeni liberal ekonomik politikaları tartışarak başladığı konuşmasında, bu politikların sermayeyi büyütürken kamuyu küçültülmeyi hedeflediğini belirtti.
 
 

Prof. Dr. Hamzaoğlu sağlıkla ilgili olarak ise sağlıklı olabilmenin yalnızca sağlık hizmetine bağlı olmadığını; beslenme, barınma, eğitim, ulaşım, çevre, iş, spor, sosyokültürel etkinlik gibi birçok etmenin varlığına da bağlı olduğunu ifade etti. ‘Sağlık, toplumsal yaşamın bir sonucudur. Bu yüzden insan yaşamının tüm alanlarını kapsar ve ekonomik, siyasi, ideolojik ve bunun gibi süreçler içinde değerlendirilmelidir' diyen Prof. Dr. Hamzaoğlu ‘Üretici güçlerin ve üretim ilişkilerinin bir ürünü olan sağlık, toplumun ürettiği tüm olanaklardan toplumdaki bütün bireylerin eşit yararlanmasıyla sağlanabilir. Oysa günümüzde sağlığa ulaşmada pek çok eşitsizlikler yaşanmaktadır' şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Hamzaoğlu kapitalist üretim ilişkilerinde sağlık hizmetinin sermayenin yatırıldığı yerlerde geliştiğini ve ülkeler ile bölgeler arasındaki sağlık hizmeti örgütlülüğündeki farklılığın temel nedeninin de bu olduğunu belirtti. ‘Genel bütçenin %70'i ücretlerden alınan vergilerle oluşmaktadır, patronların vergi vermediği bir sistem kurumlaştırılmıştır. Pazar ekonomisi gereği, kamunun mal ve hizmet sunumuna son verilmesi savunulmakta, parası olan kişilerin sağlık hizmetinden ve diğer fırsatlardan yararlanabileceği benimsenmektedir' diye konuşan Prof. Dr. Hamzaoğlu ‘Toplam kalite kavramıyla “zarar herkesin, kar patronun” anlayışı yerleşti. Sosyal devlet anlayışı zaman içinde sonlandı, kamusal yarar özelleştirildi, özel zarar kamulaştırıldı. Hak kavramı yaşamımızdan silinmeye çalışılıyor. Özelleştirme, genel sağlık sigortası, aile hekimliği sistemi, performansa göre ücret gibi amaçlarla sağlık hizmetinin piyasaya açılması hedeflenmektedir' dedi ve sağlıkta dönüşümün 24 Ocak kararlarından bu yana süregelen bir süreç olduğunu sözlerine ekledi.

Prof. Dr. Hamzaoğlu ayrıca, Sağlıkta Dönüşüm gereği Sağlık Bakanlığının bundan böyle kural koyucu olmayı benimsediğini, Sosyal Sigortalar Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) Yasasının geleceksizlik gösterdiğini, Genel Sağlık Sigortası için herkesin gelirine oranlı prim kesileceğini, fakat bunun her tedavi paketini kapsamayacağını ve bazı tedavi hizmetlerini ancak Özel Sigorta yaptıranların alabileceğini, parası olmayanların sağlık hizmetinden yararlanamayacağını dile getirdi ve sigortaların sunduğu paketlerin sağlığın korunmasına değil, hastalıkların tedavisine yönelik olduğunu, prim ödemeyenlerin ise sağlık hizmetinden yararlanamayacağını ifade etti.

Yrd. Doç. Dr. Özlem Özkan ise konuşmasında topluma yeni bir model gibi sunulan aile sağlığı hemşireliğinin, aslında hemşirelikten beklenen işlevlerle aynı olduğunu belirterek aile sağlığı kavramının ortaya atılmasının nedenlerini irdeledi.

Yeni ortaya çıkan bu modellerin yeni liberal ekonomik politikaların bir uzantısı olduğunu ifade eden Yrd. Doç. Dr. Özkan, her şeyden önce sağlık hizmetinin bundan böyle tümüyle paralı bir hizmet olacağını ve dışa bağımlı teknoloji gerektirdiği için küresel sermayeye hizmet ettiğini vurguladı. Özellikle Aile Hekimliği Sistemiyle, hemşire ve ebelerin ücretinin düşeceğini, mesleki kimlik kaybına uğrayacaklarını, bu sistemin üst düzey eğitim gerektiren işlevler için daha az eğitim almış kişilerin istihdamını getireceğini, önceliğin koruyucu değil tedavi edici hizmetlere verileceğini, ekip anlayışının değişeceğini, sağlık göstergelerinin tanınmasının zorlaşacağını, özellikle ebelerin doğum yaptırma görevlerinin performans gerekçesiyle elinden alınacağını, daha çok kayıt ve benzeri görevlere yönlenmek zorunda kalacaklarını ve ebe-hemşire çatışmalarının artacağını dile getirdi.

Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu ve Yrd. Doç. Dr. Özlem Özkan çözüm önerisi olarak yalnızca mesleki değil, sendikal örgütlenmenin de gerekliliğine işaret ederek kitlelerin politik farkındalık ve politik eylem yoluyla sağlık ve diğer haklarını elde edebileceklerini söyledi.

 

Hakkımızda

 

  Künye

  Haber Arşivi

 

Resim Galerisi

 

Linkler


Fakülteler  

Yüksekokullar

M. Yüksek Okulları

Enstitüler

 

Mersin Gündemi

 
Öğrenci Haberleri
 

  Öğrenci Toplulukları
       Haberleri

 

MEÜ Yayınları

 

  Online Kitap Satışı