|
GazeteNet Makale |
| |
|
|
Prof. Dr. K. Suha AYDIN
Mersin Üniversitesi Rektörü
TERCİHLERİNİZE SİZ
YÖN VERECEKSİNİZ
Sevgili öğrenciler ve veliler,
Üniversiteye hazırlık maratonunu hep birlikte başarıyla tamamladınız. Bu uzun, maddi ve manevi açıdan yorucu maratonda, en zor, titizlikle davranılması gereken kısım “tercih” aşaması. Sevgili öğrenciler şunu hiçbir zaman unutmayın ki, öncelikle sizin hayalleriniz ve yaşamdan istekleriniz tercihlerinize yön verecek. Hangi alanda eğitim görürseniz görün, çalıştığınız sürece başarı kaçınılmaz olacaktır. Ancak mutsuz başarılılar kitlesine katılmaktansa, yaşadığı sürece yaptığı işten mutluluk duyan ve bu sayede toplumun gelişimine katkı sağlayan başarılı insanlar arasında yer almak sizin elinizde.
Devamı için tıklayınız... |
| |
| |
| |
 |
| |
 |
| |
|
| Haberler |
| |
| Dünya Hemofili Günü... |
| |
Üniversitemiz İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı, Hematoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Naci Tiftik, 17 Nisan Dünya Hemofili Günü nedeniyle basın kuruluşlarına bir bilgilendirme yazısı gönderdi.
Doç. Dr. Naci Tiftik, hemofilinin kandaki pıhtılaşma faktörlerinin, özellikle de Faktör VIII'in eksikliğine bağlı bir hastalık olduğunu ifade ettiği yazısında ‘Hemofili, kanın pıhtılaşmasının yetersiz olduğu ciddi bir doğumsal kan hastalığıdır. X'e bağlı resesif katılım gösterdiğinden erkeklerde görülür. Doğumsal faktör eksikliği Hemofili A olarak bilinir. Hemofili A hastalarının % 60'ı ağır tipte olup (faktör düzeyleri % 1'in altında), her 10.000 erkek doğumda 1 kişide görülmektedir. Ülkemizde 4.000 civarında hemofili hastası olması gerekirken bu sayı 2.000'dir. Ülkemizde her yıl 100 yeni hemofili hastası dünyaya gelmektedir' diyerek hemofili hastalarında kanama şeklinin genellikle travma sonrası cilt altı veya kas içi hematom şeklinde, tipik kanama bulgusunun ise eklem içi kanamalar (hemartroz) olduğunu ve yetersiz tedavi edildiğinde eklem deformiteleri meydana gelebileceğini belirtti.
Doç. Dr. Tiftik, hemofili hastalarındaki kanamaların eksik faktör ya da plazma verilerek tedavi edildiğini, son yıllarda ağır hemofili hastalarda koruyucu (proflaktik) faktör uygulamaları kullanılmasıyla eklem deformitelerinin önüne geçildiğini ifade ederek hemofili hastalarının sosyal faaliyetlere katılabileceğini, yanlarında preperat bulundurarak seyahate çıkabileceğini ve çarpmalı ya da fiziksel temaslı sporların dışında yüzme, yürüyüş gibi sportif aktiviteler yapabileceğini belirtti. |
| |
| |
| |
|
| |
| |
| |
| |
|
|